İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY, TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ İÇİŞLERİ KOMİSYONUNDA SİLAH KANUNU TASARISI’NIN GÖRÜŞMELERİNDE BİR KONUŞMA YAPTI.

 

 Bu içeriği yazdırmak için tıklayın...  Yazı tipini küçültmek için tıklayın.  Yazı tipini büyütmek için tıklayın.

T.C.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği

 

BASIN AÇIKLAMASI

 

NO: 2009/134

 

ANKARA - (09.12.2009) -  İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçişleri Komisyonunda Silah Kanunu Tasarısı’nın görüşmelerinde bir konuşma yaptı.

 

İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın konuşması şöyle:

      

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;

Öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Demokratik bir yapıda, kişi hak ve özgürlükleri ile kamu güvenliği dengesinin sağlanması büyük önem arz etmektedir.

Bu dengenin sağlanmasında güvenlik hizmetlerinin etkin ve bütüncül bir anlayışla yürütülmesi temel unsurdur.

Suçla mücadele alanında önceliğimiz, suç işlenmesini önleyecek mekanizmaları geliştirmektir. Şu çok iyi bilinmelidir ki; suçu önlemek, suçu soruşturmaktan daha önemli ve daha az maliyetlidir.

Bu yaklaşım doğrultusunda, suç önleme odaklı polislik anlayışını asayiş hizmetlerine uyarlamak, toplum destekli polislik anlayışını yurt düzeyine yaygınlaştırmak ve teknoloji destekli bilgi sistem alt yapısına dayanan yeni bir güvenlik hizmeti modeli oluşturmak ve bunu geliştirmek amacındayız.

Güvenliğin olmadığı bir yerde özgürlük, demokrasi ve insan haklarından söz etmek mümkün değildir.

Gelişmiş ülkelerde hakim olan kolluk yaklaşımlarına paralel olarak suçla mücadelede anlayış değişikliğine gidilerek, suçun önlenmesini esas alan ve suçla mücadeleyi bir bütün olarak kabul eden stratejiyi benimsemekteyiz.

Bu anlayış, geleneksel olarak üstün başarı ile sürdürülen suçun soruşturulması ve aydınlatılması hizmetlerinin yanı sıra, suçu oluşmadan önlemeyi hedef alan, diğer bir anlatımla bataklığı kurutmaya dönük kapsamlı ve planlı çalışmaları ifade etmektedir.

Güvenlik hizmetlerinin geliştirilmesi, kamu düzeninin sağlanması yönüyle önceliğe sahiptir.

Kolluğun, kamu düzeninin bir parçası olan suç önleme alanındaki etkinliğinin artırılması bakımından, idari yaptırım uygulamaya yetkili olduğu alanların da geliştirilmesi gerekmektedir.

Bunların başında da, ülkemizde ateşli silahların edinimi ve kontrolü gelmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;

Ülkemizde “suç soruşturma” alanında son zamanlarda önemli başarılara imza atıldığı ve nitelikli birçok suçun failinin yakalanarak yargılanmasının sağlandığı açıkça görülmektedir.

Önümüzdeki dönemde de “suçu önleme odaklı güvenlik” yaklaşımımızı her alanda etkin kılmak amacıyla gerekli insan gücü ve altyapı çalışmalarına öncelik vermekteyiz.

Bütün bu çalışmalarımızdaki amacımız, daha kaliteli ve etkin bir güvenlik hizmeti sunmaktır.

Günün değişen ve gelişen şartlarına uyum sağlaması için her iki Kanunda ve uygulanmalarına ilişkin düzenlemelerde zaman zaman değişiklik yapılması ihtiyacı doğmuş ve bu kapsamda çeşitli tarihlerde ek ve değişiklikler yapılmıştır.

Bu Kanunlarımızdan 6136 sayılı Kanunda tam 22 defa, 2521 sayılı Kanunda ise; 7 defa değişiklik yapılmıştır.

Yapılan değişikliklerle; 6136 sayılı Kanun’da 18 madde, 11 ek madde, 6 geçici madde, 3 ek geçici madde yer almış ve neticede ek ve geçici maddeler ana kanunun madde sayısını aşmıştır.

Ülkemizde yivli, yivsiz, ateşli ve ateşsiz silahlarla ilgili düzenlemeler, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun ve 2521 sayılı Avda ve Sporda

Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanun da yer almaktadır.

6136 sayılı Kanun 10.7.1953 tarihinde, 2521 sayılı Kanun ise 15.09.1981 tarihinde yürürlüğe girmiştir

Diğer yandan, yivli ve yivsiz silahlara ilişkin hususların ayrı kanunlarda düzenlenmesi nedeniyle, her iki kanunda da ortak ve mükerrer düzenlemeler yer almaktadır.

Aynı ve benzer hususlarda birden çok mevzuat hükmü bulunması uygulamada ciddi sıkıntı ve tereddütlere neden olmaktadır.

İçinde bulunulan zaman ve koşullara göre ortaya çıkan ihtiyacı karşılamaya dönük olarak yapılan bu değişiklikler, bütüncül bir bakış açısı içermediği için doğal olarak mana yönüyle anlaşılması zor, şekil bakımından sistematik olmayan, takibi ve uygulaması güçleşen bir mevzuat manzumesinin doğmasına yol açmıştır

Mevcut halleriyle her iki kanun da, günümüzün değişen ve gelişen şartlarından doğan ihtiyaçlara cevap veremez hale gelmiştir

Bu kapsamda, 6136 sayılı ve 2521 sayılı Kanunların, Ateşli Silahların Edinimi ve Mülkiyete Geçirilmesi Üzerindeki Kontrollere İlişkin Avrupa Konseyi Direktifi ile uyumlaştırılması zarureti doğmuştur.

Gerek az önce belirttiğim gerekçelerle, gerekse birçok modern dünya devletinin silahlarla ilgili mevzuatının tek bir metin altında olduğu hususu göz önüne alındığında, ülkemizde de bu kanunların birleştirilerek günümüz ihtiyaçlarını karşılayacak ve uygulamada yaşanacak sıkıntıları asgari seviyeye çekecek şekilde yeniden düzenlenmesi ihtiyacı hasıl olmuştur.

01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren yeni ceza mevzuatına ilişkin köklü değişiklikler de göz önüne alındığında, sivil amaca yönelik silahlarla ilgili olarak yeni bir yasal düzenleme yapılması kaçınılmaz hale gelmiştir.

Diğer taraftan Avrupa Birliği müktesebatına uyum programı çerçevesinde; “Malların Serbest Dolaşımı” ile “Adalet, Özgürlük ve Güvenlik” başlıkları altında yer alan silahlarla ilgili değişikliklerin    2007—2013    yılları    arasında yapılması gerekmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;

Tasarıda yer alan bazı hususlar hakkında sizleri bilgilendirmek istiyorum.

AB direktifi ve Avrupa Birliği üyesi birçok ülkenin silah kanunlarında, silah edinimi ve sahipliği ile ilgili olarak, silahlar kategorilere ayrılarak, tüm düzenlemeler de bu sınıflandırma üzerinden yapılmaktadır.

Bu nedenlerle, anılan Direktif ve Avrupa Birliği üyesi bazı ülkelerin silah kanunlarını da göz önüne alarak, bu tasarıyı hazırladık.

İkinci Kategori de; istisnai haller dışında hiçbir şekilde imali, ithali, satışı, edinimi ve ruhsatlandırılması mümkün olmayan askeri amaçlı silahlar,

Üçüncü Kategori de; ateşli silah dışında kalan kesici, delici veya saldırı ya da savunma silahı olabilecek; mali, ithali, satışı ve edinimi yasak ya da kontrole tabi aletler,

Dördüncü Kategori de; imali, ithali, satışı ve edinimi serbest olmasına karşın, genel güvenlik itibarıyla taşınması ve nakli belirli bir usule tabi olması gereken aletler,

Tasnif edilmiştir.

Bu çerçevede; silah ve aletlerin genel güvenlik ve asayiş yönünden oluşturabileceği sakıncalar ve ruhsata bağlanabilirlik özellikleri de esas alınarak, ülkemizde silahlar ilk defa kategorilere ayrılmak suretiyle bu sınıflandırma esas alınarak yeniden düzenlenmiştir.

Birinci Kategori de; belirli şartları taşıyan kişilerin imal, ithal, satış yapabileceği veya edinebileceği ve ruhsatlandırılabilecek silahlar;

Bu aletlerin üretimi, taşınması ve bulundurulması yasaklanmakla birlikte, Milli Savunma Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı ve genel kolluk kuvvetlerinin ihtiyacını karşılamak, sporda kullanılmak, ihraç veya bir meslek ya da sanatın icrası amacıyla üretimi, İçişleri Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sanayi ve Ticaret Bakanlığının iznine dayanılarak gerçekleştirilebileceği hüküm altına alınmaktadır.

Ayrıca, Bu Kanun tasarısında, Ateşli silah dışında kalan kesici, delici veya saldırı ya da savunma silahı olabilecek aletler tekrar düzenlenmektedir

Hakkında daha önce düzenleme bulunmayan arbalet, kelebek bıçaklar, elektroşok cihazları, biber gazları gibi aletler yasa kapsamına alınmakta ve bu aletlerin üretimi, bulundurulması, nakli, satışı ve yurda sokulması gibi hususlar düzenlenmektedir

Örneğin 18 yaşından küçük olanların bu silahları almaları yasaklanmaktadır.

Ayrıca ilk defa yapılan bir düzenleme olarak, bu silahların üretimine bir standart getirilmektedir.

Bazı Avrupa ülkelerinde, atış gücü yüksek bazı havalı silahlar, gerçek ateşli silahlar gibi değerlendirilmektedir.

Bizde, Ülkemizde havalı silahların kontrol altında tutulabilmesi için yeni bir uygulama getiriyoruz.

Diğer taraftan, mevcut düzenlemeye göre yivsiz tüfeklerin üretimi, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca verilecek izne tabi iken; teknik bilgi ve donanımı gerektiren bu hususta izin verme yetkisi, İçişleri Bakanlığının uygun görüşüne istinaden Sanayi ve Ticaret Bakanlığına devredilmektedir.

Daha önce Havalı silahların edinimi, taşınması, bulundurulması gibi hususlarda yasal bir düzenleme bulunmamakta iken, bu tasarıyla havalı silahların üretimi, edinimi ve taşınması belirli bir usule bağlanmaktadır.

Tasarı ile Silah ve aksamı ile mühimmatın gösteri, fuar, sergi, tanıtım, sportif veya sanatsal faaliyet ve benzeri diğer amaçlarla bir yıldan fazla olmamak üzere geçici olarak ülkeye sokulması izne tabi tutulmaktadır.

Diğer taraftan tasarıda, havalı silahların gerçek silahlardan ayırt edilmesini kolaylaştıracak şekilde işaretlenmesi yönünde de düzenleme yapılmaktadır.

Yüksek kapasiteli silahların taşınıp bulundurulması yasak olmasına rağmen, bunların şarjörleri hakkında herhangi bir düzenleme bulunmadığından, tasarıda, bu şarjörlerin taşınıp bulundurulması da yasaklanmaktadır.

Ateşli silahların ithaline ilişkin mevcut sistem genel olarak korunarak günün şartlarına göre yeniden düzenlenmiştir.

Özellikle bireysel silahların imhası konusunda herhangi bir düzenleme bulunmaması hususundaki yasal boşluk giderilmiş ve imhanın belirli bir usul dahilinde yapılabilmesi tasarıda düzenlenmiştir.

Tasarıda, adli, idari veya sıhhi yönden sakıncalı hali bulunan kişilerin silah edinmesinin önüne geçilebilmesi için mevcut düzenlemeler tekrar gözden geçirilerek yeniden düzenlenmektedir.

Yetkili bayiler tarafından satışı yapılacak silah ve mühimmatın, ülke düzeyinde takibinin yapılabilmesi amacıyla bayilerin bağlı olduğu merkezi bir bilgisayar sistemine kaydedilmesi zorunluluğu getirilmektedir.

Böylece yetkili satıcılar tarafından satışı yapılan silah ve mühimmatla ilgili bilgilere kolayca ulaşılabilecektir.

Diğer taraftan, Kamu düzeni ve toplum güvenliği bakımından kişilerin silahlanmaya özendirilmemesi için, yivsiz av tüfekleri hariç olmak üzere ateşli silahlar, bunların aksam ve mühimmatının basın ve yayın yoluyla veya herkesin görebileceği yöntemlerle reklam ve tanıtımı yasaklanmaktadır.

Ayrıca, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 20 nci maddesi gereğince haklarında koruma tedbiri uygulanmasına karar verilen adli, istihbari, idari ve askeri görevliler, kolluk görevlileri gibi kamu görevlileri bu kuraldan istisna tutulmaktadır.

Tasarıda, işlediği suçlar nedeniyle hiçbir şekilde silah ruhsatı alamayacak kişilerle; af, adli sicilden silinme, yasaklanmış hakların geri verilmesi, denetimli serbestlik tedbirinin sona ermesi gibi durumlarda ruhsat alabilecekler birbirinden ayrılmıştır.

Örneğin: uyuşturucu madde imal veya satmak, Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti, Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar, hırsızlık, yağma, dolandırıcılık, parada sahtecilik, ihaleye fesat karıştırma gibi suçlardan ceza alan birisi hayatı boyunca silah ruhsat alamayacakken, bıçakla basit bir yaralama suçundan hüküm giyenler ise cezalarını çekip adli sicilden silindikten sonra ruhsat alabileceklerdir.

Ateşli silahlarla işlenen suçlarda olayların aydınlatılması ve suçluların daha hızlı bir şekilde yakalanması maksadıyla, veri tabanı oluşturmak için, ruhsata bağlanan silahlardan numune boş kovan ve çekirdek alınarak inceleme ve araştırmalarda kullanılması düzenlenmiştir

Böylece adaletin daha hızlı tecelli etmesine katkı sağlanacağına inanıyoruz.

Bildiğiniz gibi, barışta veya olağanüstü hallerde iç güvenlik ve asayişin sağlanmasına yönelik faaliyet, eğitim, tatbikat ve manevralar ile birlik veya grup halinde intikaller sırasında veya bu harekat ve hizmetlerin sebep ve etkileri ile yaralanan gazilerimizin birçoğu, sağlık şartlarının elverişli olmadığı gerekçesiyle silah ruhsatı alamamaktadırlar.

Tasarıda, bazı fiziki rahatsızlıkları nedeniyle silah ruhsatı alamayan gazilerimizin silah ruhsatı alabilmesine imkan sağlamak amacıyla yeni bir düzenleme yapılmıştır.

Silahla bir suç işleyen ruhsat sahibi kişinin; bu suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma işlemleri tamamlanıncaya kadar, adına kayıtlı olan silahların izni veren merci tarafından muhafaza altına alınacağı hususu düzenlenmektedir.

Silah ruhsatı sahibi kişinin tutuklanması halinde ya da alt sınırı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı yargılanması sürecinde, adına kayıtlı olan silahlarının muhafaza altına alınacağı hususu düzenlenmektedir.

Sayın Başkan, değer milletvekilleri;

Yine, mevcut düzenlemelerde silahların devri sadece noterlerde yapılabiliyorken, devrin noterler dışında emniyet birimlerinde de yapılabilmesine imkan sağlanmıştır.

Böylece vatandaşlarımız silah devri için notere gitmek zorunda kalmayacaklardır.

Silah edinme şartlarını kaybeden kişilerin ruhsatlarının iptal edilmesi ve silahlarının kendilerinden alınarak durumu uygun olan kişilere devrinin sağlanmasına imkan sağlanmaktadır.

Ateşli Silahların Edinimi ve Mülkiyete Geçirilmesi Üzerindeki Kontrollere İlişkin Avrupa Konseyi Direktifi doğrultusunda, silah ruhsat işlemlerinin “tek merci” tarafından yerine getirilmesi öngörüldüğünden, bu işlemlerin tek merci olarak İçişleri Bakanlığınca yürütüleceğine ilişkin düzenleme yapılmıştır.

Ayrıca, silahla girilemeyecek yerlerin kapsamı genişletilerek tekrar düzenlenmiştir.

Daha önce herhangi düzenleme bulunmayan ve zorunlu hallerde silahların başka kişiler tarafından muhafaza edilebilmesi hususu ilk defa düzenlenmektedir.

Örneğin uzun süreli seyahate çıkan birisi silahını yetkili merciin izniyle muhafaza etmek üzere silah ruhsatı için gerekli şartları taşıyan bir başkasına bırakabilecektir.

Polis ve asker gibi silahlı olarak görev yapan kamu görevlilerinin sahibi bulundukları silahların, kendilerinin ölümleri halinde mirasçılarına hatıra silah olarak intikal etmesi ve böylece mirasçı adına harçsız olarak ruhsat düzenlenebilmesi sağlanmaktadır.

Bulundurma ruhsatları ise, süreye tabi tutulmamakta, gerekli şartları taşıyan ve harcını yatıranların ruhsatlarının geçerliliğini devam ettirmesi düzenlenmektedir.

Silah ruhsatı harca tabi olmayan kişiler tekrar düzenlenmektedir.

Bunlara ilave olarak, tasarıda Kore ve Kıbrıs gazilerinin silah ruhsatlarının harçtan muaf olması hususu da düzenlenmektedir.

Bu kapsamda, hava meydanları; merkez teşkilatında en üst amiri, taşra teşkilatında ise Vali tarafından verilen karara istinaden, kamu hizmet binaları; işletenin talebi üzerine, il özel güvenlik komisyonu tarafından verilen karara istinaden kamuya açık özel kişilere ait yerler, silahla girilemeyecek yerler arasına alınmaktadır.

Silah ruhsatlarının süresi ve yenilenme usulü yeniden düzenlenmektedir.

Kamu görevlilerine görevi gereği verilen ruhsatlar görev boyunca geçerli sayılmaktadır.

Özünde atıcılık sporunun yapıldığı bir ticarethane veya spor tesisi niteliğinde olan atış poligonlarına ruhsat verilmesi işlemi kolluk kuvvetlerinin asli görevleri ile bağdaşmadığından: poligonlara ruhsat verme işleminin, İçişleri Bakanlığının uygun görüşü üzerine Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilmesi şeklinde yeni bir düzenleme yapılmaktadır.

Ülkemizdeki yabancıların silah edinmeleri tasarıyla, mütekabiliyet esasına göre yeniden düzenlenmektedir.

Taşınmasına ayrıca izin verilenler hariç olmak üzere, sadece bulundurulmasına yetki verilen silah ve aletlerin bir yerden bir yere götürülmesi nakil olarak tanımlanmakta ve bunun usulü belirlenmektedir.

Böylece belirtilen usul dışında bir yerden bir yere götürme izinsiz taşıma olarak değerlendirilmekte ve ilgilisi hakkında yaptırım uygulanması düzenlenmektedir.

Mevcut düzenlemede atış poligonlarına İçişleri Bakanlığınca izin verilmektedir.

Olağanüstü hal uygulaması nedeniyle ruhsata bağlanmış ve halen devir edilemeyen ve başka illere götürülemeyen silahlardan bu kanun hükümlerine göre ruhsata bağlanabilecek tabanca ve av tüfeklerinin genel hükümlere tabi olması, böylece devri ve başka illere götürülebilmesi düzenlenmektedir.

Kamu güvenliği açısından: silah, mühimmat ve saldırı ve savunmada kullanılabilecek aletlerin izinsiz olarak veya verilen izne aykırı olarak; imali, ithali, taşınması, bulundurulması ile bunlara ilişkin diğer yasak fiiller tekrar düzenlenerek, belirlenen hususlara uymayanlara uygulanacak müeyyideler yeniden düzenlenmektedir.

Bu Kanun tasarısının, kanunlaşarak yürürlüğe girmesinden önce alınmış olan izinlerin geçerli sayılması ve böylece olası mağduriyetlerin önlenmesi hususu, geçici maddelerle düzenlenmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;

Netice olarak:

Bu Kanunun yürürlüğe girmesiyle, Avrupa Birliği müktesebatına uyum sağlanmış olacaktır.

Silahlardan alınan numune kovan ve çekirdek sayesinde silahla işlenen suçların aydınlatılması daha hızlı gerçekleşecektir.

Yasal boşluklar nedeniyle işlemlerde meydana gelen tıkanıklıklar giderilerek iş gücü ve zaman kaybı önlenmiş olacaktır.

Bürokrasi azaltılarak sonuca daha çabuk ulaşılabilecektir.

Silahların ve mühimmatın merkezi bir sisteme kaydedilmesiyle bilgiye ulaşım daha kolay sağlanacaktır.

Aynı husustaki farklı mevzuatın birleştirilmesiyle, mevzuatın anlaşılması ve uygulanması daha kolay hale gelecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri:

Yapacağınız çok değerli katkılarınız için şimdiden teşekkür ediyor, hepinizi saygılarımla selamlıyorum.”